top of page

Bismarck battı...

Daha büyüğün her zaman daha iyi olduğu zamanlarda, zamanının en büyüğü olan bir gemiye verilebilecek en uygun isim de Alman İmparatorluğu’nun “Demir Şansölyesi” Otto von Bismarck’ın ismidir herhalde. Görev yaptığı kısacık süreye rağmen uzun yıllar görev yapan pek çok gemiden çok daha görkemli bir yaşamı olmuştur.

Bismarck battı...

Peki ama nasıl? Gelin Avrupa’nın en görkemli gemisinin hikayesine baştan başlayalım.

 

Alman İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı’ndan mağlup çıkmasıyla beraber 19. Yüzyılın 2. Yarısında yapılan bütün savaşlar ve imparatorluğun yükselişini destekleyen bütün çabalar çöpe gitmişti. Savaş sonrası imzalanan Versay Antlaşması Almanya’nın bir daha silahlanamaması için her türlü alanda kısıtlamalar getirmişti.

Bismarck

Versay’ın getirdiği prangalardan kurtulan Almanya, İngiltere’nin denizlerdeki hakimiyetini kırmak için 16 Kasım 1935’te Blohm & Voss Şirketi ile anlaşarak o zamana kadar yapılan en büyük gemiyi yapmaya başladı ve 14 Şubat 1939’da Bismarck’ın gövdesi denize indirildi. Ağustos 1940’ta filoya dahil edildi.



Bismarck’ın ilk görevi olan Rheinübung Harekatı’nın amacı Atlas Okyanusu’ndaki İngiliz konvoylarına baskın düzenleyerek İngiltere için kritik önemdeki bu ikmal hatlarını kesintiye uğratmaktı. 18 Mayıs 1941 sabahı Bismarck, Prinz Eugen, iki destroyer ve mayın tarama gemileri ile beraber Baltık Denizi’ne açıldı. 20 Mayıs günü İsveç donanmasına bağlı keşif uçakları tarafından yeri belirlenmişti. 21 Mayıs sabahı Bismarck ve grubu Bergen kıyılarındaki fiyordlara demirlediler. Rheinübung Harekatı’nın ilk aşaması sorunsuzca tamamlanmıştı. Scapa Flow’da demirli olan Britanya Anayurt Filosundan kaçınmak için Amiral Lutjens Atlantik’e İzlanda ve Grönland arasındaki Danimarka Boğazı’nı kullanarak açılma kararı verdi. 21 Mayıs akşamı Bismarck ve filosu demirlediği fiyortdan ayrılarak Grönland’a doğru yola çıktı. İngiltere Bismarck’ın son Görüldüğü fiyortta olmadığını görünce olası bütün fiyortlara keşif uçakları yolladı. Yeri belirlenemeyince Bismarck’ın Atlantik’e doğru gittiğini anladılar. İngiliz Donanmasının gururu HMS Hood ve Prince of Wales altı adet destroyer ile Bismarck’ın peşine düştü. Aynı gece Prinz Eugen’e yakıt ikmali yapılmasına rağmen bilinmeyen nedenlerden ötürü Amiral Lütjens Bismarck’a yakıt ikmali yapmadı.

24 Mayıs günü;

Saat 05.45’te Hood ve Prince of Wales Bismarck’ın görüş alanına girmişti. Saat 05.52’de Hood ateşe başladı. Saat 06.00’da Hood’un ilk atışından sadece 8 dakika sonra Bismarck I. Dünya Savaşı’ndan beri İngiliz donanmasının gözbebeği olan HMS Hood’u soğuk suların arasına göndererek 50.000 tonluk çelikten bir canavar olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Saat 06.13’te Prinz Eugen ve Bismarck’ın saldırılarına dayanamayan Prince of Wales ağır yaralarla geri çekildi.

HMS Hood

Hood ve Prince of Wales ile girilen mücadelede aldığı hasarlar Bismarck’ın ateş gücünü azalatmak için yeterli olmasa da hızını azaltmak için yeterliydi. Bismarck’ın aldığı darbeler geminin ön tarafına 2000 ton su dolmasına ve geminin küçük bir açıyla yana yatarak zaten tamamen dolu olmayan yakıtını daha hızlı kaybetmesine neden oldu.


Bismarck aldığı hasarlardan dolayı yavaşlamış ve yakıtının büyük bir kısmını harcamıştı. Bu yüzden kaçan Prince of Wales gemisini takip edip batırmak yerine Danimarka Boğazı’nda daha fazla vakit kaybederek İngiliz Donanmasına yakalanmama düşüncesiyle Amiral Lütjens geminin onarılması için Saint-Nazair’e yönelme kararı aldı. Bu sırada Norfolk ve Suffolk zırhlıları Bismarck’ı takip etmeye başladılar. Kısa zaman sonra bu takibe Prince of Wales, King George V zırhlısı, Victorius uçak gemisi de dahil olmak üzere sekiz zırhlı ve savaş kruvazörü, iki uçak gemisi, on dört kruvazör ve yirmi yedi destroyer dahil olmuştu. Victorius’tan havalanan Swordfishler Bismarck’a saldırdılar. Prinz Eugen kaçmayı başardığı için tek hedef Bismarck kalmıştı.

Fairey Swordfish ve torpidosu

25 Mayıs günü Bismarck rotasını değiştirdi ve hava koşulları sayesinde izini kaybettirebildi. Norveç’te yakıt depolarını doldurmadığı ve Prince of Wales’ten aldığı hasarlar nedeniyle yüksek oranda yakıt kaybeden Bismarck, elindeki yakıtla Saint-Nazair’e ulaşabilmek için hızını oldukça düşürmek zorunda kalmıştı. Fakat hedefi olan Saint-Nazair’e 35 saatlik bir yolu kalmışken Bismarck yeniden tespit edildi. Saat 20.47’de Swordfish uçakları Bismarck’a saldırıya başladı. Bu saldırı sonrasında aldığı hasarlarla Bismarck’ın dümeni kullanılamaz hale geldi. Bunun üzerine Lütjens son telsiz telgrafını gönderdi: “Gemi kontrol edilemiyor. Son mermimize kadar savaşacağız.”

İngiliz Donanması elindeki bütün imkanlarla Bismarck’ın peşine düşmüştü. Destroyerleri gece boyu savuşturmayı başaran Bismarck sabah olduğunda İngiliz ağır zırhlıları da savaşa katıldığında gittikçe daha ağır hasarlar almaya başladı.

Saat 09.31’de birkaç tane ikincil batarya hariç Bismarck’ın bütün ateş gücü tükenmişti. Bunu fark eden İngilizler Bismarck’ın iyice yakınına sokuldular. O kadar yaklaştılar ki artık bu mesafeden Bismarck’ı ıskalamaları mümkün değildi. Bismarck her saniye başka bir bölgesinden vuruluyordu. Saat 10.00 olduğunda herkes Bismarck’ın kaderinin mühürlendiğini ve kurtuluş şansı olmadığının farkındaydı. Geminin İngilizlerin eline geçmesini önlemek için mürettebat kazan dairesine imha mekanizmaları yerleştirerek kazan dairesini patlattı. Saat 10.15’te Gemi aldığı bütün darbelere rağmen hala yüzmeyi başarıyordu. İngilizler tarafından açılan ateşin hafiflemesiyle beraber mürettebat denize atlayarak gemiyi terk etti. Saat 10.39’da bu dev gemi 48 derece 10 dakika Kuzey enlemi, 16 derece 12 dakika batı boylamında battı.

Rheinübung Harekatı ve Bismarck'ın rotası

Bu savaş süresince Bismarck daha önce hiçbir geminin göstermediği bir dayanıklılık örneği göstermiştir. Bismarck üzerine 2876 top mermisi gönderilmiş tam isabet sayısı bilinmese de 500’den fazla isabet aldığı tahmin edilmektedir. Bismarck’ın HMS Hood’u 3 isabetli atışta batırdığı düşünüldüğünde aradaki farkı daha iyi anlayabiliriz. Aldığı yüzlerce isabete rağmen Bismarck’ı batıran şey İngilizlerin ateşi değil gemiyi İngilizlere kaptırmak istemeyen kendi mürettebatı olmuştu.

En büyük Alman zırhlısının ilk görevinde böyle bir bir netice alması Hitler’in savaşın ilerleyen zamanlarında güçlü zırhlıların savaş görevlerine katılmasına karşı çıkmasıyla sonuçlandı. Eğer Norveç’te Bismarck yakıt ikmalini tamamlamış olsaydı belki de bunlar hiç yaşanmayabilirdi.

Ama Bismarck battı…


"Pride of a nation, a beast made of steel Bismarck in motion, king of the ocean

He was made to rule the waves across the seven seas To lead the war machine To rule the waves and lead the Kriegsmarine The terror of the seas The Bismarck and the Kriegsmarine"


Bismarck'ın hikayesinin anlatıldığı bu şarkının tamamını dinlemek isterseniz aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

https://www.youtube.com/watch?v=oVWEb-At8yc



139 views0 comments

Recent Posts

See All
Post: Blog2_Post
bottom of page